Önümden geçen türlü insanlar, her tür hikâye, fikir ve hayaller.
Hepsi gerçek insan, yaşanmışlıklar gerçek.
Onlar da bir zamanlar çocuktu, anıları da gerçek.
Yargılayıcı bakışları gerçek, umursamaz tavırları da gerçek.
İğrenç insanlar ve onların hakikatsiz kötü düşüncelerince hükmedilmiş kalpleri de gerçek, maalesef ki.
Yaptıkları, söyledikleri, her dokunuşları ve verdikleri acı, evet o acılar da gerçek.
Gerçek olmayı hak etmemiş fikirlerince aldıkları tavırlar...
Dokunulmaktan iğrendim, her tenime uygulanan temas,
hakkımdaki düşünceleri, her bedensel fikirleri
ve beni kullanmak istercesine atılan her bakıştan ölesiye nefret ettim.
Kendimden soğudum.
Kim olduğumu umursamadılar,
ne hissettiğimi ya da ne bildiğim asla umurlarında olmadı.
Bu yüzden ben de kendimi kaybettim.
Ben kayıbım.
Hayallerim kayıp, savruluyor.
Duygularım kayıp ve her insana ihtiyatsızca dağılıyor,
istemediğim insanlarda sevgim kayboluyor.
Yaşama isteğim de kayıp, öylesine bir hayat.
Anlamını aramaya bir ömür yetmez.
İlhamım kayıp, şehvetim kayıp, hatıralarım da kayıp.
Kayıp gençlik, kayıp çocukluk oyuncağım Bay Mantı,
kayıp en sevdiğim kalemim, kayıp kariyerim,
kayıp hayaller, kayıp sütyen, kayıp iyilik,
kayıp değer, kayıp istek, kayıp çaba,
kayıp güven, kayıp gülücükler, kayıp… kayıp geleceğim.
Öyle kayıp ki benliğim, hatırlayamıyorum kendimi
Aynadaki ben miyim ve üzgün duran gözler, her an
Küçükken yıldızlara uzanan hayaller kuran
Şimdi ise varlığını unutan..
İlerleyiş bu uçsuz bucaksız okyanusta,
her çöküş ve her nefret yeni bir kulaç,
zor olsa da, tükenmiş nefesim, kalmamış gücüm
ve içimde büyüyen her an bir isyanla, yoldayım bu hayatta.
Acılar, kayıplar ve korkularla…
Ben daha çok gencim.

sonunda yeni shu şiiri
YanıtlaSil