Varlık içinde yokluktu hayat.
Ölüm döşeğinde son kez nefes almak gibi.
Ağlıyorum ama göz yaşım artık yokmuşçasına.
İçimdeki mezarlık büyüyor her gün yeni bir ölüyle.
Hepsi kimliği belirsiz cesetler.
Kalpleri sökülmüş,
Cinayete kurban gitmişler
Ama hepsine intihar demişler.
Kendi kalplerini kendileri çıkarmışlar,
Öyle diyorlar.
Ölmek için istekli…
Ben ise ölülerle birlikteyim.
Hayattayım ve onlar tek dostum
Ama darmadağınım işte.
Duygusuz kalmaya zorlanmış halim,
Ağladığım halim,
Güldüğüm,
Sevdiğim ve sevildiğim halim,
Hepsi yerde darmadağın yatıyor.
Hayır elleme bırak,
Ölüm döşeğinde son kez nefes almak gibi.
Ağlıyorum ama göz yaşım artık yokmuşçasına.
İçimdeki mezarlık büyüyor her gün yeni bir ölüyle.
Hepsi kimliği belirsiz cesetler.
Kalpleri sökülmüş,
Cinayete kurban gitmişler
Ama hepsine intihar demişler.
Kendi kalplerini kendileri çıkarmışlar,
Öyle diyorlar.
Ölmek için istekli…
Ben ise ölülerle birlikteyim.
Hayattayım ve onlar tek dostum
Ama darmadağınım işte.
Ağladığım halim,
Güldüğüm,
Sevdiğim ve sevildiğim halim,
Hepsi yerde darmadağın yatıyor.
Hayır elleme bırak,
Sıcaklar henüz.
Elin yanmasın,
Dokunma,
Soğumaya bırak,
Beni bırak,
Beni bu karanlık gecede yalnız bırak.
Senden istemedim yanımda olmanı.
Alışmışken yalnızlığa çalma kapımı yeniden.
Yıllanmış şarabın yoksa elinde gelme yanıma artık.
Beni çıkaramayacaksan bu sonsuzluk kuyusundan,
Gelme.
Git.
Çıplak bir şekilde bir yatakta dudak dudağa şiirler
okumayacaksak birbirimize,
Bırak dağınık kalayım.
Sana dokununca tüm orman seslerini duyamayacaksam,
Okyanusun kokusunu içime çekemeyeceksem,
Sana dokundukça yeniden hayat bulamayacaksam,
Neden yanımda durasın?
Benimle ölürsün güzelim.
Ben her geçen gün ölüyorum.
Hayır ölüme her gün bir adım daha yaklaştığımızdan değil.
Ben ölümsüzüm.
Her an ölen bir ölümsüz…
Sonsuz bir kuyuya düşmüş,
Dibe yetişemeyecek,
Çıkmak için geç kalmış,
Düşen
Ve düşen…
Düştükçe yaşamak için bir kez daha çırpınan…
Ölüme hasret bir ölümsüzüm.
Güzelim diyorum da kızmıyorsun değil mi bana?
Hayat adaletsiz biliyorum.
Tüm bu çirkinliklerle dolu Dünya’da,
Gördüğüm tek güzellik sensin de ondan.
Ama senden uzak durmalıyım.
Neden diye sorma,
Biliyorsun nedenini, söylemiştim sana.
Ben darmadağınım.
Beyhude geliyor artık her şey.
Bu rengi solmuş Dünya’da,
Gençliği elinden alınmış,
Hayat amacını keşfedememiş
Ve benim gibi her gün ölmeye çalışan sen,
Belki de,
Evet sen!
Sen olabilecekken kurtarıcım,
Uzak durmalısın benden.
Ben sana ağır gelirim.
Ama işte çırılçıplak karşındayım yine.
Mahremiyetten yoksun…
Seviş benimle.
Vücudun ile değil hayır.
Benliğin ile seviş,
Dokun bana,
Duygularınla.
En sevdiğin çiçeği koklar gibi,
Yeni bir şarkı keşfeder gibi dokun.
Onlarca lira verip satın aldığın yeni kitabın her sayfasını merakla çevirir gibi dokun.
Okyanusun dibinde Mu kıtasını ilk kez bulmuş gibi heyecanlı,
Yavru bir kedi sahiplenmiş gibi mutluca,
Yerde gördüğün bu solmuş renklere sahip dünyada tek parlak renge sahip o ölü kelebeği eline alır gibi,
Yıllar önce kullandığın ve o zamandan bu yana iç açmadığın defterinde mutlu olduğun günlerden kalma saç tellerini yeniden görmüşsün gibi dokun bana.
Hisset duygularını.
Hisset duygularımı.
Beni hisset.
Beni tanımaya çalış sevişirken.
İçimdeki fırtınada ıslan,
Benimle bu fırtınada sırılsıklam şekilde dans et istiyorum.
İhtiyacım olan bu.
Aynı eski günlerdeki gibi…
Elin yanmasın,
Dokunma,
Soğumaya bırak,
Beni bırak,
Beni bu karanlık gecede yalnız bırak.
Senden istemedim yanımda olmanı.
Alışmışken yalnızlığa çalma kapımı yeniden.
Yıllanmış şarabın yoksa elinde gelme yanıma artık.
Beni çıkaramayacaksan bu sonsuzluk kuyusundan,
Gelme.
Git.
Bırak dağınık kalayım.
Sana dokununca tüm orman seslerini duyamayacaksam,
Okyanusun kokusunu içime çekemeyeceksem,
Sana dokundukça yeniden hayat bulamayacaksam,
Neden yanımda durasın?
Benimle ölürsün güzelim.
Ben her geçen gün ölüyorum.
Hayır ölüme her gün bir adım daha yaklaştığımızdan değil.
Ben ölümsüzüm.
Her an ölen bir ölümsüz…
Sonsuz bir kuyuya düşmüş,
Dibe yetişemeyecek,
Çıkmak için geç kalmış,
Düşen
Ve düşen…
Düştükçe yaşamak için bir kez daha çırpınan…
Ölüme hasret bir ölümsüzüm.
Hayat adaletsiz biliyorum.
Tüm bu çirkinliklerle dolu Dünya’da,
Gördüğüm tek güzellik sensin de ondan.
Ama senden uzak durmalıyım.
Neden diye sorma,
Biliyorsun nedenini, söylemiştim sana.
Ben darmadağınım.
Bu rengi solmuş Dünya’da,
Gençliği elinden alınmış,
Hayat amacını keşfedememiş
Ve benim gibi her gün ölmeye çalışan sen,
Belki de,
Evet sen!
Sen olabilecekken kurtarıcım,
Uzak durmalısın benden.
Ben sana ağır gelirim.
Mahremiyetten yoksun…
Seviş benimle.
Vücudun ile değil hayır.
Benliğin ile seviş,
Dokun bana,
Duygularınla.
En sevdiğin çiçeği koklar gibi,
Yeni bir şarkı keşfeder gibi dokun.
Onlarca lira verip satın aldığın yeni kitabın her sayfasını merakla çevirir gibi dokun.
Okyanusun dibinde Mu kıtasını ilk kez bulmuş gibi heyecanlı,
Yavru bir kedi sahiplenmiş gibi mutluca,
Yerde gördüğün bu solmuş renklere sahip dünyada tek parlak renge sahip o ölü kelebeği eline alır gibi,
Yıllar önce kullandığın ve o zamandan bu yana iç açmadığın defterinde mutlu olduğun günlerden kalma saç tellerini yeniden görmüşsün gibi dokun bana.
Hisset duygularını.
Hisset duygularımı.
Beni hisset.
Beni tanımaya çalış sevişirken.
İçimdeki fırtınada ıslan,
Benimle bu fırtınada sırılsıklam şekilde dans et istiyorum.
İhtiyacım olan bu.
Aynı eski günlerdeki gibi…

Gelmeyi çok isterim
YanıtlaSil